Kayseri’de Bir Kış Akşamı ve İskorpit Balığıyla Tanışmam
Kayseri’de yaşayan biriyseniz kışın nasıl sert geçtiğini bilirsiniz. Ayaz insanın yüzüne tokat gibi çarpar. Hele akşam saatlerinde eve yürürken burnunun içi sızlar ya… İşte tam öyle bir akşamdı. Yine kötü geçen bir günün ardından Cumhuriyet Meydanı’ndan eve doğru yürüyordum. İçimde garip bir yorgunluk vardı. Sadece fiziksel değil… Sanki ruhum da yorulmuştu.
O sıralar hayatım tam anlamıyla karmaşıktı. İş değiştirmeye çalışıyordum, aile baskısı ayrı bir taraftan bunaltıyordu, sevdiğim kızla da sürekli tartışıyorduk. İnsan bazen kendini bir şehrin ortasında kaybolmuş gibi hissediyor. Kalabalığın içinde yürüyorsun ama kimse seni gerçekten görmüyor gibi oluyor.
Eve gitmek istemedim o gün.
Meydanın biraz aşağısındaki küçük balıkçıya girdim. Normalde balık konusunda çok bilgili biri değilimdir. Hamsi, palamut, somon… En fazla bunları bilirim. Ama tezgahta kırmızımsı, dikenli, biraz ürkütücü görünen bir balık dikkatimi çekti. İlk bakışta açık konuşayım, korkutucu geldi.
Balıkçı abi bana dönüp:
“İskorpit o. Çorbası efsane olur,” dedi.
O an hayatımda ilk kez iskorpit balığını duydum.
Bir Çorbanın İnsanı Bu Kadar Etkileyeceğini Bilmezdim
Balıkçı abi uzun uzun anlattı. İskorpit balığının faydaları nelerdir diye sorsanız, eminim çoğu kişi sadece protein der geçer. Ama o akşam dinlediklerim bambaşkaydı.
“Bu balık şifa gibidir,” dedi adam.
Ben hafif gülümsedim. İnsan bazen böyle şeylere inanmak istiyor. Özellikle kötü hissediyorsa.
Yarım kilo kadar hazırladı. Eve dönerken poşetin sıcaklığı bile tuhaf şekilde iyi hissettirdi. Sanki elimde sadece balık değil, biraz umut taşıyordum.
Eve gelip annemin eski çorba tariflerinden baktım. Mutfakta uzun zamandır ilk kez bu kadar oyalanıyordum. Soğan doğrarken bile içimdeki sıkışıklık biraz hafiflemişti. İnsan bazı acıları konuşamıyor ama yemek yaparken sessizce atlatıyor galiba.
Çorbanın kokusu mutfağa yayıldığında çocukluğumu hatırladım. Annemin hasta olduğum günlerde yaptığı sıcak yemekleri… Sobanın yanındaki eski halıyı… Babamın televizyondan maç izleyişini…
Bir anda gözlerim doldu.
Çünkü büyümek bazen sadece yaş almak değilmiş. Özlediğin şeylerin farkına varmakmış.
İskorpit Balığının Faydaları Nelerdir?
Bağışıklığı Güçlendirmesi
O dönem sürekli hasta oluyordum. Kayseri’nin kuru soğuğu insanın içine işliyor gerçekten. İskorpit balığı ise yüksek vitamin ve mineral içeriği sayesinde bağışıklığı destekleyen balıklar arasında yer alıyor.
Özellikle içindeki omega-3 yağ asitleri vücudu güçlendiriyor. Ben bunu düzenli tüketmeye başladıktan sonra fark ettim. Eskisi kadar halsiz hissetmiyordum.
Belki psikolojik dersiniz ama insan iyi beslendiğinde ruhu da biraz toparlanıyor.
Kalp Sağlığına Katkısı
Babam yıllardır tansiyon problemi yaşar. O yüzden eve gidince ona da anlattım. Araştırınca iskorpit balığının içerdiği sağlıklı yağların kalp sağlığını desteklediğini öğrendim.
Babam ilk başta pek yanaşmadı.
“Bu dikenli şeye mi para verdin?” dedi.
Ama annem çorbasını yapınca ikinci tabağı istedi.
Hayat bazen çok küçük anlarla güzelleşiyor. Babamın ikinci tabağı istemesi bile o gün bana iyi gelmişti.
Protein Kaynağı Olması
Spor yapan biri değilim ama son zamanlarda sürekli yorgun hissediyordum. İskorpit balığı yüksek protein içerdiği için uzun süre tok tutuyor ve enerji veriyor.
Bir süre sonra şunu fark ettim:
Sabahları daha az bitkin uyanıyordum.
İnsan bazen kendini toparlamak için büyük değişimler gerektiğini düşünüyor ama küçük alışkanlıklar bile hayatı etkiliyor.
Cilt ve Kemik Sağlığına Destek
Annem bir gün mutfakta bana dönüp:
“Yüzün daha iyi görünüyor,” dedi.
İnanın bunu duyunca bile mutlu oldum.
Çünkü uzun süredir aynaya bakınca sadece yorgunluk görüyordum. İskorpit balığında bulunan minerallerin kemik ve cilt sağlığına katkı sağladığını okumuştum. Özellikle düzenli tüketildiğinde faydası hissediliyor.
Bir Gece Gelen Telefon ve İçimdeki Korku
İskorpit balığını keşfetmemin üzerinden birkaç hafta geçmişti. O gece telefonum çaldığında saat sanırım gece bire yaklaşıyordu.
Sevdiğim kız arıyordu.
Sesi kötü geliyordu. Ağlamıştı belli ki.
“Biraz konuşabilir miyiz?” dedi.
Dışarı çıktım. Kayseri geceleri sessiz olur. Hele kışın… Sokakta yürürken ayak sesin bile yankılanır.
Onu dinledim uzun uzun. Hayatından yorulduğunu söyledi. Kendini yalnız hissettiğini…
O an fark ettim ki insanlar birbirine sandığımızdan daha çok benziyor. Herkes güçlü görünmeye çalışıyor ama içinde ayrı savaşlar veriyor.
Eve döndüğümde mutfakta kalan iskorpit çorbasını ısıttım. Camdan dışarı bakarak içtim.
Garip bir huzur vardı.
Çünkü ilk kez kendime iyi bakmaya çalışıyordum.
İnsan Kendini İhmal Edince Her Şey Zorlaşıyor
Önerdiğimiz İçerik: İskontolu fatura nasıl hesaplanır ?
Eskiden yemek öğünlerini geçiştirirdim. Uykusuz kalırdım. Sürekli kahve içerdim. Sonra neden mutsuzum diye düşünürdüm.
Şimdi dönüp bakınca şunu anlıyorum:
Vücut yorulunca ruh da yoruluyor.
İskorpit balığı mucize değil elbette. Ama kendime dikkat etmeye başlamamın bir parçası oldu. Belki de bu yüzden benim için sadece bir balık değil.
Bir dönüm noktası gibi.
Kayseri’de Balık Yemek ve İnsanların Şaşkınlığı
Kayseri’de balık kültürü İstanbul kadar yaygın değil açık konuşmak gerekirse. Arkadaş ortamında iskorpit balığından bahsedince herkes şaşırdı.
“Sen ne ara gurme oldun?” dediler.
Güldüm.
Aslında mesele gurmelik değildi. İnsan bazen hayatının kötü dönemlerinde beklenmedik şeylere tutunuyor. Benim tutunduğum şeylerden biri de buydu.
Hatta bir akşam yakın arkadaşıma da yaptım.
Çorbayı içerken:
“Oğlum bu bayağı iyiymiş,” dedi.
O an içimde garip bir sevinç oldu. Çünkü uzun zamandır bir şeyi başarmış gibi hissetmiyordum.
İskorpit Balığı Nasıl Tüketilmeli?
En çok çorbası seviliyor gerçekten. Eti çok lezzetli ve yoğun aromalı. Ama dikkatli temizlemek gerekiyor çünkü dikenleri var.
Ben genelde:
- Balık çorbası yapıyorum
- Fırında sebzeyle pişiriyorum
- Bazen buğulama tercih ediyorum
Limonla birleşince tadı bambaşka oluyor.
Netadam ekibi olarak “İskorpit balığının faydaları nelerdir” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!
İnsan Bazı Şeyleri Çok Geç Anlıyor
Geçenlerde eski günlüklerimi okudum. Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan, herkesi mutlu etmeye uğraşan bir çocuk var sayfalarda.
Ama kendisini unutmuş.
Şimdi hâlâ mükemmel değilim. Hâlâ kaygılarım var. Gelecek korkusu bazen gece uyutmuyor beni. Ama en azından kendimi biraz daha dinliyorum.
Bazen sıcak bir çorba yapıyorum.
Bazen uzun yürüyüşe çıkıyorum.
Bazen sadece camdan kar yağışını izliyorum.
Ve evet…
Bazen iskorpit balığı alıyorum.
Çünkü bana şunu hatırlatıyor:
İnsan iyileşmeye küçük şeylerle başlıyor.
İskorpit Balığının Faydaları Nelerdir Diye Sorarsanız…
Ben size sadece vitaminlerinden, proteininden ya da omega-3 içeriğinden bahsedemem artık.
Çünkü benim için anlamı başka.
Bir kış akşamı kendimi çok yalnız hissettiğim anda karşıma çıktı o balık. Belki kulağa abartılı geliyor ama bazı tatlar insanın hayatındaki duygulara karışıyor.
Şimdi her içtiğim iskorpit çorbasında biraz huzur hissediyorum.
Biraz çocukluk.
Biraz umut.
Biraz da yeniden toparlanma isteği.
Hayat hâlâ zor bazen.
Ama artık kendime şunu söylüyorum:
Her şey tamamen kötüye gitmiş gibi görünse bile insanın içinde küçücük bir toparlanma isteği varsa, umut hâlâ vardır.